Menüyü Kapat
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Röportajlar
  • İletişim
Neler Popüler?

İnternet Bağımlılığı Bizi Yalnızlaştırıyor Mu?

18/11/2025

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025
Facebook X (Twitter) Instagram
Ajans PsikolojiAjans Psikoloji
  • Psikoloji
  • Kitap Önerileri
  • Köşe Yazıları
  • Röportajlar
Facebook X (Twitter) Instagram
Başvuru
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • İletişim
Ajans PsikolojiAjans Psikoloji
Anasayfa » Aşk: Farklı Renkler, Farklı Duygular
Psikoloji

Aşk: Farklı Renkler, Farklı Duygular

Yazar : Editör07/06/2025Yorum yapılmamış4 Dk Okuma Süresi
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp E-posta
Paylaş
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp E-posta

Aşk, uzun yıllardır felsefe, edebiyat ve sanatın vazgeçilmez konularından biri olmuş, aynı zamanda bilim adamlarının en çok tartıştıkları konular arasında yer almıştır. Aşık olmanın insanda yarattığı sosyal ve psikolojik izlerin anlaşılma ihtiyacı sonucu da psikoloji alanında oldukça ilgi gören bir kavram olmuştur aşk.

Aşk, her ne kadar insanoğlunun temel yaşantılarından birisi olsa da, aşkın nasıl meydana geldiği, kimler tarafından nasıl yaşandığı, ne gibi sonuçlar doğurduğu gibi konuları anlamak çok kolay olmamıştır. Aşkın genel geçer ortak bir tanımına rastlamak pek mümkün değil. Öte yandan bunu kolaylaştırmak adına uzmanlar ve kuramcıların, aşk türlerini ayrıştırmaya çalıştığını görüyoruz. Aşkın tek tip değil, farklı tipleri olması aslında kişisel farklılıkların öneminden ve aşkın farklı kişiler için farklı anlamlar ifade ediyor olmasından kaynaklanıyor. 1Büyükşahin, A. & Hovardaoğlu, S. (2004). Çiftlerin aşka ilişkin tutumlarının Lee’nin çok boyutlu aşk biçimleri kapsamında incelenmesi. Türk Psikoloji Dergisi, 19(54), 59-72.

Aşk Çeşitleri

Aşkla ilgili önemli çalışmalar yapmış olan John Lee, aşka ilişkin yaklaşımın siyah-beyaz bir resim görmeye benzemediğini; bu nedenle, aşkın renkli bir resminin oluşturulması gerektiğini öne sürerek, aşkı açıklamak için çok renklilik kavramını kullanmıştır. Yani bir bakıma aşkın tek tip olmadığını vurgulamıştır. Aşkın pek çok uzman tarafından farklı sınıflandırılması yapılmış olsa da Lee, Yunanca sözcüklerle adlandırılan ve ilk üçünün birincil ve diğer üçünün ikincil olduğunu belirttiği 6 aşk tipi belirlemiştir. Bunlar, tutkulu aşk(Eros), arkadaşça aşk(Storge), oyun gibi aşk(Ludus), sahiplenici aşk(Mania), mantıklı aşk(Pragma) ve özgeci aşk(Agape)’tır. 2Hendrick, C. & Hendrick, S. (1986). A theory and method of love. Journal of Personality and Social Psychology, 50(2), 392-402.

Birincil aşk tipleri

Lee’nin birincil sınıflandırmasına göre Tutkulu aşk (eros), güçlü bir fiziksel çekimle başlayan aşktır. Bu aşk tipi, sevecenlik, iletişimde açıklık, ilişkide güvende olma, tutku ve ilişkiye güvenli bağlanma ile ilişkilidir. Arkadaşça aşk (storge), ihtirasa değil benzerliğe, birbirini gözetmeye ve ilgileri paylaşmaya dayanan, arkadaşlığın ön planda olduğu, zamanla gelişen aşk biçimidir. Oyun gibi aşk (ludus) ise aşkın oyun ya da keyifli bir yaşantı olarak algılandığı aşk biçimidir. Bu aşk tipi, bağlayıcılığı düşük, eğlencesi ön planda, cinselliğin ve tutkunun önemli olduğu, yoğun duygusallıktan yoksun, kısa süreli ve çok eşliliğe açık bir ilişki türüdür. 3Lee, J. A. (1973). The colors of love. Don Mills, Ontario: New Press.

İkincil aşk tipleri

Lee, birincil sırada bulunan  üç aşk türünün bir araya getirilmesinin ikincil aşk tiplerini oluşturduğunu belirtir. Buna göre, Sahiplenici aşk (mania), ‘tutkulu aşk’ ve ‘oyun gibi aşk’ türlerinin biraraya gelmesiyle ortaya çıkar. Kıskançlık, güvensizlik ve sahipleniciliğin hakim olduğu bu aşk türünde yoğun duygular ön plandadır. Mantıklı aşk (pragma), ‘arkadaşça aşk’ ve ‘oyun gibi aşk’ türlerinin bir bileşimidir. Birlikte olunacak kişinin, eğitim, meslek, aile gibi bazı özelliklerinin önemli olduğu, ilişkinin uyumuna ve devam edeceğine, olumlu bir gelecek sağlayabileceğine inanılan aşk türüdür. ‘Tutkulu aşk’ ve ‘Arkadaşça aşk’ın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Özgeci aşk’ta (agape) ise kişi aşkı bir görev gibi görür. Bu aşk tipinde kişi karşısındakini kusurlarına rağmen sever; bağlayıcı ve destekleyicidir.

Aşk ve duygular

Aşka ilişkin bilimel veriler, aşık olmanın olumlu duygularla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu doğrultuda araştırma sonuçları, aşkı mutluluk, memnuniyet ve doyum gibi olumlu duygularla ilişkilendirmiş ve aşkın kişinin iyi oluş halini etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu göstermiştir.

Peki aşkın olumsuz duygularla ilişkisi nedir?

Lee’nin çok boyutlu aşk biçimleri düşünüldüğünde, bazı aşk tiplerinin mutsuzluk, endişe, korku gibi olumsuz duygularla ilişkili olduğu düşünülebilir. Bu düşünceden hareketle Prof. Esin Tezer’le birlikte başlattığım bir çalışmada, gerçekten de bazı aşk tiplerinin olumsuz duygularla ilişkili olduğu sonucuna ulaştık.  Yaptığımız araştırmada, Lee’nin aşk tiplerini göz önünde bulundurduğumuzda, sahiplenici aşk ve özgeci aşk’ın olumsuz duygularla ilişkili olduğu ortaya çıktı. Öte yandan sonuçlar, olumsuz duygular arttıkça tutkulu aşk’ın azaldığını gösterdi. Genel olarak bilinen bilimsel bir gerçek, tutkulu aşk’ın memnuniyet ve umutsuzluğun, heyecan ve korkunun aynı anda yaşanması süreci olmasıdır. Yani tutkulu aşk, sadece olumlu duyguları içermeyip, aynı zamanda huzursuzluk yaratan duyguları da barındırmaktadır.

Sahiplenici ve özgeci aşk’ın, olumsuz duygularla ilişkisi, her iki aşk biçiminin tanımlarına bakıldığında mantıklı gelecektir. Örneğin, sahiplenici aşk, kıskançlık, güvensizlik ve sahiplenme gibi yoğun duyguların yaşandığı bir aşktır. Zaten Lee, aşk kuramına ilişkin genel değerlendirmesinde de, aşk ilişkisinin zaman zaman baskın ya da bencil olabileceği ve olgunlaşmamış aşkın, partnerini fazlasıyla sahiplenme ve ego-merkeziyetçilik özelliklerini gösterdiğini söyler.  Benzer olarak, yapılan çalışmalarda, özgeci aşk olumsuz kavramlar ve kişilik özellikleri ile ilişkilendirilen aşk tiplerindendir. Örneğin, özgeci aşk kompulsif ve bağımlı kişilik özellikleri ile; aynı zamanda kıskançlık, geçimsizlik gibi olumsuz duygularla ilişkilidir.

Aşkın çok boyutlu olması, birçok aşk tipini ve farklı özellikleri beraberinde getiriyor. Dolayısıyla “aşk” kavramının her zaman sadece olumlu özelliklerle ilişkili olduğunu düşünmek pek de doğru bir yaklaşım değil. Aşk tiplerine özgü davranış ve tutumlar, olumlu ve olumsuz duyguların belirleyicisi olarak karşımıza çıkıyor. Buna rağmen, aşk ve tipleri tartışmaya açık, ancak büyüleyici bir konu olarak uzun süre daha hayatımızda ve psikoloji alanında yer etmeye devam edecek. 4Uzun Özer, B.& Tezer, E. (2008). Aşka ilişkin tutum biçimlerinin olumlu ve olumsuz duyguları yordayıcılığı. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 30(3), 19-29.

Kaynak

  • 1
    Büyükşahin, A. & Hovardaoğlu, S. (2004). Çiftlerin aşka ilişkin tutumlarının Lee’nin çok boyutlu aşk biçimleri kapsamında incelenmesi. Türk Psikoloji Dergisi, 19(54), 59-72. ↩︎
  • 2
    Hendrick, C. & Hendrick, S. (1986). A theory and method of love. Journal of Personality and Social Psychology, 50(2), 392-402. ↩︎
  • 3
    Lee, J. A. (1973). The colors of love. Don Mills, Ontario: New Press. ↩︎
  • 4
    Uzun Özer, B.& Tezer, E. (2008). Aşka ilişkin tutum biçimlerinin olumlu ve olumsuz duyguları yordayıcılığı. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 30(3), 19-29. ↩︎
Editör
  • İnternet sitesi

Ajans Psikoloji, psikoloji alanındaki bilimsel araştırmalara dayalı haberlere yer veren ve bu alanda güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı amaçlayan bir platformdur. Vizyonumuz, insan davranışları ve ruh sağlığının çeşitli yönleriyle ilgili en güncel bilimsel gelişmeleri okuyucularımıza sunmak, alanında yetkin uzmanların, akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışmalarını ve paylaşımlarını sergilemektir. Bu platformda yayımlanan içerikler, psikoloji ve bu alandaki bilimsel ilerlemelerle ilgilenen araştırmacılar, uzmanlar ve öğrenciler tarafından hazırlanıp sunulmaktadır.

İlgili Gönderiler

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Hastalarda MR ve Tomografi Öncesi Kaygı ve Depresyon Yaygın

16/11/2025

İş ve Aile Hayatı Arasındaki Denge Çalışan Sadakatini Artırıyor

14/11/2025

Yorumlar kapalı.

Benzer Yazılar
Sosyal Psikoloji

İnternet Bağımlılığı Bizi Yalnızlaştırıyor Mu?

Yazar : Editör18/11/20250

Teknolojinin gelişmesi ve Internetin günlük hayatımızda oldukça etkin bir rol almasıyla yüz yüze iletişimin sıklığının…

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025

Hastalarda MR ve Tomografi Öncesi Kaygı ve Depresyon Yaygın

16/11/2025
Bizi Takip Et
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Instagram
  • YouTube
  • Vimeo
Seçtiklerimiz

İnternet Bağımlılığı Bizi Yalnızlaştırıyor Mu?

18/11/2025

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025

Hastalarda MR ve Tomografi Öncesi Kaygı ve Depresyon Yaygın

16/11/2025

Güncellemeleri Abone Ol

Psikoloji ile ilgili güncel haberlere hemen ulaşın

Ajans Psikoloji, psikoloji alanındaki bilimsel araştırmalara dayalı haberlere yer veren ve bu alanda güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı amaçlayan bir platformdur.

E-Posta: iletisim@ajanspsikoloji.com

İstanbul’da bireysel terapi arayışında olanlar için Psikolog Mehmet Cem Yiğit güvenilir bir uzmandır. Etiler psikolog arayışında olanlar için Sena Sabanoglu hizmet sunmaktadır. Psikolojiyle ilgili kavramlara dair bilgi almak isteyenler psikoloji sözlüğü sitesini inceleyebilir.

Bağlantılar
  • Çeşitlilik Personel Raporu
  • Çeşitlilik Politikası (Editoryal İçerik)
  • Düzeltme Politikası
  • Etik Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Sahiplik / Finansman Bilgileri
  • Uygulanabilir Geri Bildirim Politikası
  • Yayıncılık İlkeleri
© 2026 Ajans Psikoloji. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede yazılanlar, tedavi veya iyileştirme amacı taşımaz. Yazılar, araştırma sonuçlarını veya yazarların görüşlerini yansıtır.

Aranacak kelimeyi yazın ve aramak için Enter tuşuna basınız. İptal etmek için Esc tuşlarına basınız.