Psikoloji, insan zihninin ve davranışlarının anlaşılmasında bizlere rehberlik eden önemli bir bilim dalı. Günümüz dünyasında yaşanan bireysel ve toplumsal değişimler, psikolojik desteğe olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Biz de bu alandaki güncel sorunlara, terapilere, bireysel farkındalığa ve psikolojik dayanıklılığa dair merak edilenleri konuşmak üzere Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu ile kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. Yaklaşık 40 sorudan oluşan bu söyleşide, hem alanın profesyonellerinin hem de danışanların en çok merak ettiği konuları detaylı şekilde ele aldık.
Röportajımızda; anksiyete, depresyon, ilişki problemleri, çocuk ve ergen psikolojisi, terapi süreçleri, psikolojik sağlamlık ve günümüzde sıkça duyduğumuz bazı popüler psikoloji kavramları hakkında Sena Hanım’ın bilimsel ve mesleki bakış açısını dinleme fırsatı bulduk. Ayrıca terapist seçiminden terapiye başlama sürecine, terapi sürecinde danışanın rolünden toplumsal önyargılara kadar birçok konuya da samimi yanıtlar verdi.
Bu röportaj, psikolojiye ilgi duyan, terapilere dair kafasında soru işaretleri olan ya da kendi ruhsal sürecine ışık tutmak isteyen herkes için rehber niteliğinde. Hazırsanız, Uzman Psikolog Sena Sabanoğlu ile gerçekleştirdiğimiz bu içten ve bilgilendirici sohbetimize geçelim
- Bilişsel Davranışçı Terapi nedir? Diğer terapi yaklaşımlarından farkı nedir?
BDT, bireyin düşünceleri, duyguları ve davranışları arasındaki ilişkiyi anlamasına ve bu alanlarda değişim yaratmasına odaklanan kanıta dayalı bir terapi yöntemidir. Diğer yaklaşımlardan farkı, problem odaklı, yapılandırılmış ve daha kısa süreli olmasıdır. BDT, özellikle şimdiki zamandaki işlevsiz düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeye yönelirken, bazı diğer yaklaşımlar geçmiş yaşantılar ve içgörü geliştirmeye daha fazla ağırlık verebilir. - BDT hangi psikolojik sorunlarda en etkili bulunuyor?
BDT, depresyon, anksiyete bozuklukları, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), fobiler, yeme bozuklukları ve öfke problemleri gibi birçok alanda en etkili terapi yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. - BDT’nin temel teknikleri nelerdir?
BDT’nin temel teknikleri arasında otomatik düşünceleri tanıma, bilişsel yeniden yapılandırma, davranışsal deneyler, maruz bırakma teknikleri, gevşeme çalışmaları ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi bulunur. - Seanslarda en sık kullandığınız yöntemler hangileri?
Otomatik düşünceleri sorgulama, bilişsel çarpıtmaları tanıma ve yeniden yapılandırma çalışmaları, davranışsal aktivasyon, duygu düzenleme becerileri eğitimi ve maruz bırakma çalışmaları en sık kullandığım yöntemler arasında. - Bir kişide olumsuz düşünce kalıplarını nasıl tespit ediyorsunuz?
Danışanın anlattığı olaylar ve hisleri üzerine detaylı sorular sorarak, düşünce-duygu-davranış bağlantılarını birlikte inceliyoruz. Günlük kayıtlar, düşünce günlüğü gibi araçlarla da olumsuz otomatik düşünceleri belirliyoruz. - Bir danışanla çalışırken hangi kriterlere göre BDT’yi seçiyorsunuz?
Problemin doğası, danışanın hedefleri, işbirliği yapabilme düzeyi ve yapılandırılmış bir sürece açık olması gibi faktörlere göre BDT’yi seçiyorum. Özellikle net hedefleri olan ve aktif katılım gösterebilecek danışanlarla BDT oldukça verimli sonuçlar veriyor. - BDT’nin değişim sağlaması genellikle ne kadar zaman alıyor?
Sorunun türüne ve şiddetine göre değişmekle birlikte, BDT genellikle 8-20 seans arasında etkili sonuçlar vermektedir. Bazı durumlarda daha kısa ya da daha uzun süreler gerekebilir. - BDT’yi çocuklar ve ergenlerle de kullanıyor musunuz?
Evet, BDT çocuklar ve ergenlerle de etkili bir şekilde kullanılabilmektedir. Ancak bu yaş grubuna yönelik uyarlamalar yapmak, çalışmaları daha oyun temelli veya görsel destekli yürütmek gerekebilir. - BDT’yi online terapilerde uygularken nelere dikkat ediyorsunuz?
Danışanın dikkatinin seans boyunca sürdürülebilmesi, teknik araçların sorunsuz çalışması ve gizliliğin sağlanması çok önemli. Ayrıca, seans sırasında kullanılan materyallerin ekran üzerinden erişilebilir olması için ekstra hazırlık yapıyorum. - BDT’yi grup terapilerinde de kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız nasıl?
Evet, özellikle kaygı bozuklukları ve depresyon gibi problem alanlarında grup formatında BDT oldukça etkili olabiliyor. Grup seanslarında ortak temalar belirleyip, herkesin kendi düşünce ve davranış kalıplarını tanımasına yardımcı olacak çalışmalar yapıyoruz. - En sık çalıştığınız problem alanları neler?
Anksiyete bozuklukları, depresyon, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve ilişki sorunları en sık çalıştığım alanlar arasında. - Depresyon ve kaygı bozuklukları arasında nasıl bir ilişki gözlemliyorsunuz?
Çoğunlukla iç içe geçtiklerini görüyoruz. Birçok danışanda hem depresif hem kaygılı belirtiler aynı anda bulunabiliyor. Kaygı, geleceğe yönelik tehdit algısıyla ilgiliyken, depresyon daha çok geçmişe yönelik umutsuzluk ve çaresizlik duygularıyla ilişkili oluyor. - Panik atak yaşayan bir danışanla nasıl bir yol izlersiniz?
Öncelikle panik atakların doğasını anlamasına yardımcı olur, bedensel belirtileriyle baş etme tekniklerini öğretirim. Ardından kaçınma davranışları ve felaketleştirme düşünceleri üzerine çalışır, gerekirse yapılandırılmış maruz bırakma uygulamaları yaparız. - Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) için BDT nasıl bir yaklaşım sunuyor?
Travmatik anılara güvenli bir ortamda aşamalı şekilde maruz bırakma, travmaya dair işlevsiz inançların yeniden yapılandırılması ve gevşeme tekniklerinin öğretilmesi gibi adımlar içerir. EMDR gibi travmaya özgü yöntemlerle de entegre edilebilir. - Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tedavisinde hangi yöntemler etkili?
En etkili yöntemlerden biri BDT’nin maruz bırakma ve tepki önleme (ERP) protokolüdür. Danışan, korktuğu durumlara aşamalı şekilde maruz kalırken, kompulsif davranışları yapmaması yönünde desteklenir. - Fobilerle çalışırken nasıl bir süreç yürütüyorsunuz?
Öncelikle fobinin doğasını ve danışanın kaçındığı durumları belirleriz. Ardından hiyerarşik bir liste oluşturup, danışanın korktuğu nesne veya duruma aşamalı ve kontrollü bir şekilde maruz kalmasını sağlarız. - İlişki ve evlilik sorunlarında BDT nasıl bir rol oynuyor?
Çiftlerin birbirlerine yönelik işlevsiz düşüncelerini fark etmeleri ve iletişim becerilerini geliştirmeleri üzerine çalışıyoruz. Ayrıca beklentilerin ve algıların gerçekçi hale getirilmesine yardımcı oluyoruz. - Yeme bozuklukları ile çalışırken BDT’yi nasıl kullanıyorsunuz?
Yeme davranışını tetikleyen olumsuz düşünce kalıplarını tanımlayıp değiştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca beden algısı, özgüven ve duygusal yeme gibi alanlarda da bilişsel ve davranışsal müdahalelerde bulunuyoruz. - Öfke yönetimi konusunda BDT nasıl bir yaklaşım sunuyor?
Öfkeye yol açan düşünce kalıplarını sorgulamak, tetikleyici durumlara alternatif bakış açıları geliştirmek ve duygusal regülasyon becerilerini artırmak temel hedefler arasında. - Kendilik algısı ve özgüven problemleri üzerine nasıl çalışıyorsunuz?
Olumsuz temel inançların ve otomatik düşüncelerin fark edilmesiyle başlar, ardından bunların yerine daha işlevsel ve gerçekçi inançlar geliştirmeye çalışırız. Küçük başarılar yoluyla özgüvenin adım adım güçlenmesine odaklanırız. - Günümüzde sosyal medya kullanımı psikolojik sorunları nasıl etkiliyor?
Sosyal medya, bireyler üzerinde hem olumlu hem olumsuz etkiler yaratabiliyor. Ancak aşırı kullanım, sosyal karşılaştırmaları artırarak özgüven sorunlarına, yalnızlık duygusuna, depresyon ve anksiyete belirtilerine yol açabiliyor. Özellikle sürekli onay arama ve mükemmeliyetçi imaj oluşturma baskısı bireyin psikolojik dayanıklılığını zayıflatabiliyor. - Psikolojik dayanıklılık nasıl artırılabilir?
Sağlıklı ilişkiler kurmak, esnek düşünme becerilerini geliştirmek, olumsuzluklar karşısında çözüm odaklı kalmak ve kişinin kendi güçlü yönlerini keşfetmesi psikolojik dayanıklılığı artırır. Ayrıca öz-şefkat geliştirmek ve anlamlı hedefler belirlemek de önemli adımlardır. - Anksiyete yaşayan birine günlük yaşamda verebileceğiniz basit bir öneri var mı?
Evet; düzenli nefes egzersizleri yapmak ve gün içinde kısa da olsa zihni “şu ana” getiren mindfulness uygulamaları anksiyeteyi yönetmede oldukça etkilidir. - Zihinsel sağlığı korumak için her bireyin uygulayabileceği küçük alışkanlıklar neler?
Düzenli uyku ve beslenme, günlük minik hareket egzersizleri, duyguları yazıya dökme, sosyal destek ağlarıyla iletişimde kalma ve gün içinde kısa “durup fark etme” molaları zihinsel sağlığı destekler. - Stres yönetiminde en etkili bulduğunuz teknik hangisi?
Stresörleri kontrol edilebilir ve edilemez olarak ayırmak, kontrollü alanlara odaklanmak ve gevşeme tekniklerini düzenli kullanmak stresle baş etmede çok etkilidir. Özellikle derin nefes alma ve kas gevşetme tekniklerini öneriyorum. - Uyku problemleriyle başvuruda bulunan bir danışana nasıl yardımcı oluyorsunuz?
Öncelikle uyku hijyeni kurallarını gözden geçiriyoruz: düzenli yatış-kalkış saatleri, ekran kullanımının sınırlandırılması, uyumadan önce gevşeme rutinleri gibi. Altta yatan anksiyete veya depresif belirtiler varsa, onlara yönelik BDT tekniklerini de uyguluyoruz. - Erken çocukluk deneyimlerinin yetişkinlikteki ruh sağlığına etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Erken çocukluk deneyimleri, bireyin kendilik algısı, güven duygusu ve başkalarıyla ilişkileri üzerinde derin etkiler bırakır. Özellikle bağlanma biçimleri, yetişkinlikteki duygusal ve sosyal işlevselliğin temelini oluşturur. - Başarısızlık korkusu ile baş etmek için neler önerirsiniz?
Başarısızlığın kişisel bir yetersizlik göstergesi olmadığı, öğrenmenin doğal bir parçası olduğu anlayışını geliştirmek çok önemlidir. Küçük, ulaşılabilir hedefler koyarak başarı deneyimlerini artırmak ve başarısızlıkla ilgili işlevsiz inançları sorgulamak da etkili olur. - Duygularını bastıran bireylerle nasıl bir süreç yürütüyorsunuz?
Öncelikle duyguların işlevlerini anlamaya yönelik psiko-eğitim veriyorum. Ardından güvenli bir terapötik ortamda, adım adım duygularla temas etmeyi, onları fark etmeyi ve ifade etmeyi destekliyorum. Duygu düzenleme becerileri de sürece entegre ediliyor. - Psikolog olmaya nasıl karar verdiniz?
Bende insan davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını anlama isteği her zaman güçlüydü. Başkalarına anlamlı bir katkıda bulunabilmek ve değişim süreçlerine eşlik edebilmek düşüncesi beni bu mesleğe yöneltti. - Çalışma hayatınızda sizi en çok etkileyen bir danışan hikayesini paylaşır mısınız?
Tabii, genel hatlarıyla söyleyebilirim: Uzun yıllardır yoğun travmatik deneyimler yaşamış bir danışanın küçük adımlarla yeniden güven inşa edebilmesi ve hayatına umutla devam edebilmesi süreci benim için çok etkileyiciydi. Bu süreç, değişimin ne kadar mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi. - Meslek hayatınızda sizi en çok zorlayan şey nedir?
Danışanın değişime henüz hazır olmaması veya değişimin çok yavaş ilerlemesi zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Ancak her bireyin kendi hızında ilerlediğini kabul etmek terapötik sürecin bir parçası. - Bir psikoloğun kendi ruh sağlığını koruması için nelere dikkat etmesi gerekir?
Sürekli kendi sınırlarını fark etmek, süpervizyon desteği almak, düzenli kişisel bakım rutinleri oluşturmak ve meslek dışı alanlarda da tatmin edici faaliyetlerde bulunmak oldukça önemli. - Empati ile mesafe arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Danışanın duygularını içtenlikle anlamaya çalışırken, yaşananları kişisel olarak içselleştirmemeye dikkat ediyorum. Empati ile profesyonel sınırlar arasında bilinçli bir farkındalık oluşturmak bu dengeyi sağlıyor. - Baş etmekte zorlandığınız danışan profili var mı?
Değişime tamamen kapalı, terapiye gönülsüz veya terapötik ilişkiyi sık sık sabote eden danışanlarla çalışmak zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Ancak bu durumlarda da danışanın dirençlerini anlamaya ve üzerine birlikte çalışmaya odaklanıyorum. - Toplumda psikolojiye ve terapilere yönelik en büyük yanlış algı sizce nedir?
En büyük yanlış algılardan biri, terapiye yalnızca “çok büyük” sorunlar yaşayan kişilerin gitmesi gerektiği düşüncesidir. Oysa terapi, yaşam kalitesini artırmak, bireysel gelişim sağlamak ve küçük zorluklarla baş etmek için de son derece değerlidir. - Psikoterapi sürecinde “başarı”yı nasıl tanımlıyorsunuz?
Başarı, danışanın kendi hedeflerine ulaşması, yaşamında anlamlı değişiklikler yapabilmesi ve daha işlevsel başa çıkma yolları geliştirebilmesidir. Bazen küçük bir içgörü kazanmak bile büyük bir başarıdır. - Yeni başlayan bir terapistin en çok dikkat etmesi gereken konular sizce neler?
Kendi sınırlarını iyi belirlemek, sürekli öğrenmeye açık olmak ve süpervizyon desteğini aksatmamak çok önemli. Ayrıca sabırlı olmak ve değişimin zaman alabileceğini kabullenmek de kritik bir beceridir. - Son olarak, psikoloji alanında çalışmak isteyenlere bir tavsiye verir misiniz?
Bu alan derin bir merak, sabır ve insan sevgisi gerektirir. Kendi duygularınızı tanımayı öğrenmek ve profesyonel gelişiminizi sürekli desteklemek, bu yolculukta güçlü adımlarla ilerlemenizi sağlar.

