Menüyü Kapat
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Röportajlar
  • İletişim
Neler Popüler?

İnternet Bağımlılığı Bizi Yalnızlaştırıyor Mu?

18/11/2025

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025
Facebook X (Twitter) Instagram
Ajans PsikolojiAjans Psikoloji
  • Psikoloji
  • Kitap Önerileri
  • Köşe Yazıları
  • Röportajlar
Facebook X (Twitter) Instagram
Başvuru
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • İletişim
Ajans PsikolojiAjans Psikoloji
Anasayfa » İnternet Nasıl Sosyalleştiğimizi Değiştirebilir mi?
Bilimsel Haberler

İnternet Nasıl Sosyalleştiğimizi Değiştirebilir mi?

Yazar : Editör15/07/2025Yorum yapılmamış5 Dk Okuma Süresi
Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit WhatsApp E-posta
İnternet Nasıl Sosyalleştiğimizi Değiştirebilir mi?
İnternet Nasıl Sosyalleştiğimizi Değiştirebilir mi?
Paylaş
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest WhatsApp E-posta

Teknoloji, internet ve sosyal medyanın hayatın her alanına girmesi, bilgiye erişim ve iletişim gibi konularda büyük kolaylık yaratmış olsa da hayatın pek çok alanında soru işaretleri de yaratıyor. Örneğin, teknolojinin sosyal hayatımıza verebileceği zarar, internet bağımlılığı ve sosyal izolasyona dair akıllarda dolaşan olumsuz senaryolar bireylerde internet kullanımına dair kaygı uyandırabiliyor. Peki, internetin özellikle sosyal iletişime olumsuz etkilerine dair algılar gerçekle ne derece örtüşüyor? İnternet gerçekten bizi sosyallikten uzaklaştıran ve sosyal iletişimde değişikliklere yol açan bir ortam mı? Bu sorulara cevap vermek elbette kolay değil ancak internet ve sosyal medyanın üzerimizdeki etkisini anlamaya başlamak için insanların internet ve sosyal medya kullanırken nasıl bir motivasyona sahip olduklarını anlamamız gerekiyor. Bizi bu kadar içine çeken, bakmaktan, kullanmaktan ve paylaşmaktan kendimizi alıkoyamadığımız şey nedir? Bu yazıda söz konusu motivasyonu anlamak adına “Sosyal medya kullanımı insanları nasıl etkiliyor?” sorusundan çok “İnsanlar sosyal medyayı neden ve ne için kullanıyor?” sorusu üzerinde duracağız. 1Ang, C. S., et al. (2015). Understanding computer-mediated communication attributes and life satisfaction from the perspectives of uses and gratifications and self-determination. Computers in Human Behavior, 49, 20-29.

Aslına bakarsanız internetin insanlar üzerinde yalnızlaştırma, depresyona sürükleme gibi temel bir etkisi olduğundan bahsetmek mümkün değil. İnternet iletişimi gibi duruma göre değişen yaşantıların insan üzerindeki psikolojik ve davranışsal etkisi, bireysel farklılıklar ve o kişinin o yaşantıyı nasıl algıladığı ile doğrudan ilişkili. Yani bir kişinin, bir medya aracından nasıl etkilendiği, kişinin o aracı ne amaçla kullanmak istediği ve o araca dair nasıl bir tutum içinde olduğuna göre farklılık gösteriyor. Kullanım ve doyum kuramlarına göre bireyler, istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için amaç odaklı olarak televizyon, sosyal medya, internet gibi çeşitli medya araçlarını kullanıyorlar. Bu konudaki araştırmalar kullanım amaçlarını açıklarken medyayı, insanların temel psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak için gerçekleştirdikleri davranışları kopyaladıkları sanal bir ortam olarak ele alıyor. Burada bahsedilen üç temel psikolojik ihtiyaç kısaca, bireyin kendi eylemlerine dair seçim yapabilmesi ve bağımsız davranabildiğine dair algıyı yansıtan özerklik, bireyin başkalarıyla bağlantı içinde olma ihtiyacını ifade eden ilişkili olma ve bireyin çevreyle verimli bir iletişimde olduğunu hissetme ihtiyacı anlamına gelen yeterlik olarak tanımlanıyor. Örneğin, Facebook kullanan ve kullanmayan kişiler arasındaki farka bakıldığında Facebook kullanıcılarının ilişkili olma ihtiyacının kullanmayanlara göre daha çok karşılandığı görülüyor. İnternet ortamında kurulan iletişimin anonim olabilmesi, senkronize olmadan gerçekleşmesi ve kişilerin fiziksel olarak ulaşılabilir olmamasına bağlı olarak sosyal ipuçlarının azalması gibi özellikleri bu ortamdaki iletişimin yüz yüze kurulan iletişime göre daha kolay oluşmasını ve ilerlemesini sağlıyor. İnternet ortamına özgü bu gibi özellikler insanların daha fazla iletişim kurma ve kendini açma davranışı sergilemesini, dolayısıyla da rahat iletişim kurabilmesini sağlayarak özerklik ve ilişkili olma ihtiyaçlarını tatmin ediyor. Basit bir örnek olarak Facebook üzerinden fotoğraf paylaşmak, kendini ifade etme, iletişim kurma ve iletişimi sürdürme gibi sosyalliğe dayalı ihtiyaçları tatmin ettiği gibi beğeni ve yorumlarla geribildirim alma, toplumdan onay görme, dikkat çekme, sosyal olarak tanınma gibi bazı başka sosyal ödül sistemlerine de hitap ediyor ve kişinin sosyal sermaye oluşturmasına yardımcı oluyor. 2Malik, A, Dhir, A., & Nieminen (2016). Uses and gratifications of digital photo sharing on Facebook. Telematics and Informatics, 33, 129-138.

Sosyal medya ise kişilerin kendilerinde olmayanı denedikleri bir sosyal benlik laboratuvarına benziyor. Araştırmalara göre kişiler sosyal ortamlarda kendilerini yetersiz gördükleri alanları internet ortamında iletişimi kolaylaştıran özelliklerden faydalanarak telafi etmeyi amaçlıyorlar. Yani, farklı psikolojik ve sosyal özelliklere sahip bireylerin sosyal medya kullanım amaçları kendilerinde olmayanı telafi etmek olabiliyor. Örneğin daha içedönük, sosyal beceri açısından kendini yeterli görmeyen, kaygı yaşayan utangaç bireyler, internet üzerinden daha rahat iletişim kurabildiği ve bu kaygıları daha az yaşadığı için bu durumu sanal ortamda telafi etmeye çalışırken dışadönük ve kendini göstermekten hoşlanan kişiler için ise sanal ortamlar, bu ihtiyaçlarını abartılı bir şekilde karşılayabilecekleri bir ortam işlevi görüyor. Peki, bu durumda internet sosyal eksikliklerimizi giderdiğimiz bir ortam görevi mi görüyor? Bu konuda çalışan araştırmacılara göre internetten sosyal tatmin açısından en çok fayda sağlayan kişiler, hali hazırda geniş bir sosyal çevreye ve iyi sosyal becerilere sahip kişiler. Bir başka deyişle internet, var olan farklılıkları azaltan bir sosyal eşitleme ortamı oluşturmaktan çok, hâlihazırda var olan kaynakları kullanmak için bize farklı bir ortam sunuyor. Bunun yanı sıra, sosyal kaygı yaşayan bireylerin internet üzerinden kurdukları iletişimde daha rahat olabildiğini gösteren birçok araştırma da mevcut. Yani, bu kişiler zayıf gördükleri yönlerini kısa dönemli de olsa sosyal medyada telafi edebiliyorlar ve internet üzerinden kurdukları iletişimlerle sosyal olarak kısa dönemli bir tatmin yaşayabiliyorlar. Bunun uzun dönem faydaları ve orada kazanılan beceri veya artan özerklik hissinin yüz yüze iletişime taşınma olasılığı ise araştırmacılar tarafından ilgi görmeye devam ediyor. 3McKenna, K. Y. A & Bargh, J. A. (2009). Plan 9 from cyberspace: The implications of the Internet for personality and social psychology. Personality and Social Psychology Review, 4, 1, 57-75.

İnternet ve sosyal medya üzerinden yapılan kişisel paylaşımlara dair olumsuz tutumlar da mevcut. Bunlardan en yaygın olarak karşılaşılanı ise gizlilik endişesi. Araştırmalara göre kullanıcıların Facebook üzerinden kendileri hakkında fazla bilgi vermeleri endişeye yol açıyor ve kullanıcılar, kendileri hakkında ne kadar çok bilgi verirlerse gizliliklerinin o kadar ihlal edileceğini düşünüyorlar. Yani sanal ortamda kişisel bilgi paylaşmak gizlilik ihlali açısından rahatsız edici bir durum olarak algılanıyor ancak Facebook üzerinden kişisel bilgi ve fotoğraf paylaşma davranışının oldukça yüksek olduğu da aşikâr. “Gizlilik paradoksu” olarak adlandırılan bu durum araştırmacılar tarafından şu şekilde açıklanıyor: Kullanıcı fotoğrafı paylaşırken görebileceği potansiyel zararı ve kazanacağı yararı düşünüp tartıyor ve sonunda ona göre davranıyor. Bu da demek oluyor ki gizlilik konusundaki endişeler giderilmese de bir fotoğraf paylaşımından elde edilebilecek sosyal ve psikolojik fayda, algılanan risk durumu ile karşılaştırıldığında daha ağır basıyor. 4Tyler, T. R. (2002). Is Internet changing social life? It seems the more things change, the more they stay the same. Journal of Social Issues, 58, 1, 195-205.

Sonuç olarak internet ve sosyal medya kullanımının sosyal yaşantımız üzerinde birçok olumlu ve olumsuz etkisi mevcut. Ancak bu alandaki araştırmalar, internet ve sosyal medya kavramlarının sosyal iletişime etkisini tartışırken, interneti kendimizden bağımsız bir kavram olarak ele almanın çok da gerçekçi bir yaklaşım olmadığına işaret ediyor. Bu durumu “Medya kullanımı bizim hangi ihtiyaçlarımızı, ne ölçüde doyuruyor?” veya “Bir medya aracını kullanırken ne amaçlıyoruz?” soruları ile değerlendirmek ve internet kullanımının sosyal etkileşime etkisinin kullanan kişiye bağlı olarak biçimleneceğini fark etmek, bu etkileşimi anlamak açısından önemli rol oynuyor.

Kaynak

  • 1
    Ang, C. S., et al. (2015). Understanding computer-mediated communication attributes and life satisfaction from the perspectives of uses and gratifications and self-determination. Computers in Human Behavior, 49, 20-29. ↩︎
  • 2
    Malik, A, Dhir, A., & Nieminen (2016). Uses and gratifications of digital photo sharing on Facebook. Telematics and Informatics, 33, 129-138. ↩︎
  • 3
    McKenna, K. Y. A & Bargh, J. A. (2009). Plan 9 from cyberspace: The implications of the Internet for personality and social psychology. Personality and Social Psychology Review, 4, 1, 57-75. ↩︎
  • 4
    Tyler, T. R. (2002). Is Internet changing social life? It seems the more things change, the more they stay the same. Journal of Social Issues, 58, 1, 195-205. ↩︎
Editör
  • İnternet sitesi

Ajans Psikoloji, psikoloji alanındaki bilimsel araştırmalara dayalı haberlere yer veren ve bu alanda güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı amaçlayan bir platformdur. Vizyonumuz, insan davranışları ve ruh sağlığının çeşitli yönleriyle ilgili en güncel bilimsel gelişmeleri okuyucularımıza sunmak, alanında yetkin uzmanların, akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışmalarını ve paylaşımlarını sergilemektir. Bu platformda yayımlanan içerikler, psikoloji ve bu alandaki bilimsel ilerlemelerle ilgilenen araştırmacılar, uzmanlar ve öğrenciler tarafından hazırlanıp sunulmaktadır.

İlgili Gönderiler

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025

Hastalarda MR ve Tomografi Öncesi Kaygı ve Depresyon Yaygın

16/11/2025

Yorumlar kapalı.

Benzer Yazılar
Sosyal Psikoloji

İnternet Bağımlılığı Bizi Yalnızlaştırıyor Mu?

Yazar : Editör18/11/20250

Teknolojinin gelişmesi ve Internetin günlük hayatımızda oldukça etkin bir rol almasıyla yüz yüze iletişimin sıklığının…

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025

Hastalarda MR ve Tomografi Öncesi Kaygı ve Depresyon Yaygın

16/11/2025
Bizi Takip Et
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Instagram
  • YouTube
  • Vimeo
Seçtiklerimiz

İnternet Bağımlılığı Bizi Yalnızlaştırıyor Mu?

18/11/2025

Video Oyunları Şiddete Karşı Duyarsızlaştırabilir

17/11/2025

Kafa Yaralanması Yaşayanlarda Şiddet Eğilimi Görülüyor

17/11/2025

Hastalarda MR ve Tomografi Öncesi Kaygı ve Depresyon Yaygın

16/11/2025

Güncellemeleri Abone Ol

Psikoloji ile ilgili güncel haberlere hemen ulaşın

Ajans Psikoloji, psikoloji alanındaki bilimsel araştırmalara dayalı haberlere yer veren ve bu alanda güvenilir bir başvuru kaynağı olmayı amaçlayan bir platformdur.

E-Posta: iletisim@ajanspsikoloji.com

İstanbul’da bireysel terapi arayışında olanlar için Psikolog Mehmet Cem Yiğit güvenilir bir uzmandır. Etiler psikolog arayışında olanlar için Sena Sabanoglu hizmet sunmaktadır. Psikolojiyle ilgili kavramlara dair bilgi almak isteyenler psikoloji sözlüğü sitesini inceleyebilir.

Bağlantılar
  • Çeşitlilik Personel Raporu
  • Çeşitlilik Politikası (Editoryal İçerik)
  • Düzeltme Politikası
  • Etik Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Sahiplik / Finansman Bilgileri
  • Uygulanabilir Geri Bildirim Politikası
  • Yayıncılık İlkeleri
© 2026 Ajans Psikoloji. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede yazılanlar, tedavi veya iyileştirme amacı taşımaz. Yazılar, araştırma sonuçlarını veya yazarların görüşlerini yansıtır.

Aranacak kelimeyi yazın ve aramak için Enter tuşuna basınız. İptal etmek için Esc tuşlarına basınız.