Trafik güvenliği açısından emniyet kemeri kullanımı, hayati bir öneme sahiptir. Ancak tüm uyarılara, cezai yaptırımlara ve farkındalık kampanyalarına rağmen birçok insan hâlâ emniyet kemeri takmaktan kaçınmaktadır. Bu durumun arkasında yalnızca fiziksel rahatsızlıklar değil, psikolojik, sosyokültürel ve davranışsal nedenler de yatmaktadır. Bu makalede, emniyet kemeri kullanımına yönelik olumsuz tutumların altında yatan temel nedenler ele alınacaktır.
Öncelikle, bireysel davranışlara yön veren psikolojik faktörler dikkate alınmalıdır. İnsanlar genellikle kendilerini bir tehlikenin içinde değilmiş gibi hisseder. Bu, “kişisel dokunulmazlık yanılgısı” (personal invulnerability bias) olarak adlandırılan bilişsel bir çarpıtmadır. Bu yanılgı, kişinin başına kötü bir şey gelmeyeceğine inanmasına neden olur. Dolayısıyla, bazı bireyler kaza yapmayacaklarını düşünerek emniyet kemeri takmayı gereksiz bulurlar.
İkinci olarak, alışkanlık ve konfor alanı bu davranışı etkiler. Emniyet kemeri bazı kişiler tarafından rahatsız edici bulunabilir. Boyun bölgesine ya da omuza baskı yapması, kıyafetleri kırıştırması ya da vücudu sıkması gibi fiziksel hisler, kişilerin kemer takmayı istememesine neden olabilir. Bu tür nedenler genellikle duygusal ve anlık tepkilerle bağlantılıdır.
Sosyokültürel etkenler de önemli bir rol oynar. Özellikle bazı toplumlarda, araç kullanımı sırasında emniyet kemeri takmak hâlâ “fazla titiz” ya da “gereksiz endişeli” olarak algılanabilmektedir. Erkeklik normları, özgürlük algısı ve toplumsal kabuller bu noktada devreye girer. Emniyet kemeri takmak, bazı bireyler için kontrol altında olma ya da “korkaklık” göstergesi gibi yanlış anlamlandırılabilir.
Davranışsal psikoloji açısından bakıldığında, ani ödül veya ceza mekanizmasının yokluğu da emniyet kemeri kullanımını azaltır. İnsanlar, davranışlarının sonucunu hemen deneyimlemediklerinde o davranışı gerçekleştirme motivasyonlarını kaybederler. Emniyet kemeri takmanın faydası, yalnızca bir kaza anında ortaya çıktığı için birçok birey bu davranışı sürekli ve içselleştirilmiş bir alışkanlık hâline getirmekte zorlanır.
Son olarak, eğitim ve farkındalık eksikliği, bu konudaki olumsuz tavırları pekiştirir. Sürücü eğitimlerinde emniyet kemerinin neden zorunlu olduğu, bilimsel verilerle yeterince anlatılmadığında, bireyler bu önlemi “formal bir kural” olarak algılayabilir. Oysa araştırmalar, emniyet kemeri takmanın ölümcül trafik kazalarında yaşam şansını %45’e kadar artırdığını göstermektedir (World Health Organization, 2018).
Sonuç olarak, emniyet kemeri takmama eğilimi, bireysel rahatsızlıkların ötesinde, psikolojik yanılgılar, sosyokültürel kabuller, davranışsal mekanizmalar ve eğitsel yetersizliklerle ilgilidir. Bu sorunun çözümü için yalnızca cezai önlemler değil, davranış bilimi temelli eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmaları da şarttır.1World Health Organization. (2018). Global status report on road safety 2018. Geneva: World Health Organization.

