Kentleşme, kadının iş hayatına dahil olması, yoğun çalışma temposuyla birlikte insan hayatına giren fast-food tarzı beslenme alışkanlığı; obeziteden vitamin eksikliğine, kanserden uykusuzluğa kadar pek çok fiziksel rahatsızlığa davetiye çıkarıyor. Bu tarz beslenmenin sürekli bir seçim değil, arada sırada yapılacak bir kaçamak olabileceğini belirten uzmanlar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte hızlı ve hazır yemek sisteminin insanlar üzerinde yarattığı güçlü etkiyi azaltmaya çalışıyor.

Richardson ve arkadaşları; hazır yemek (fast food) restoranlarının ulaşılabilirliğinin fast food yiyecek tüketimi ile ilişkisini incelemek amacıyla, 18-28 yaş aralığındaki 13.000’i aşkın yetişkinin kişisel bilgileri, yaşadıkları bölgelerin özellikleri, haftalık hazır yemek tüketimleri ve hazır yemek ile ilgili diğer alışkanlıkları ile ilgili bilgi topluyor.

Sonuçlara bakıldığında, katılımcıların, yaşadıkları çevrelerdeki hazır yemek/fast food restoranlarını değil, işyerlerinin veya okullarının yakınlarındaki hazır yemek mekanlarını tercih ettikleri görülüyor. Bunun yanında bu tarz restoranların yaşanılan çevreye yakın olmasının hazır yemek tüketimiyle ilişkili olmadığı görülüyor.

Araştırmacılar, yakın çevredeki hazır yemek restoranlarında değişiklik yapmanın obeziteyi engellemek için çok da anlamlı bir eylem olmayacağı sonucuna ulaşıyor. Bu araştırma, oldukça geniş bir katılımcı sayısı sayesinde beslenme alışkanlıkları üzerinde sosyal, ekonomik, kültürel faktörlerin karmaşık bir yapı halinde etkili olduğunu göstermesi açısından önem taşıyor.

Detaylar için kaynak

Richardson, A. S.,  Boone-Heinonen, J., Popkin, B. M., & Gordon-Larsen, P. (2011). Neighborhood fast food restaurants and fast food consumption: A national study. BMC Public Health, 11:543.

RelatedPost