Şemalar, değişmesi zor, uzun zaman taşıdığımız ve katı birtakım düşünce kalıplarını içerir. Kişilerarası şemalar ise ilişkilerle ilgili katı inançlarımızı ifade eder. Bu katı inançlar çeşitli ruhsal sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bunlar arasında “Obsesif  Kompulsif Bozukluk” (OKB) ve özellikle çocukluk döneminde yaşanan psikolojik travmalara bağlı olarak ortaya çıkan ve kişide bilinç, bellek, çevre algısındaki bütünlüğün bozulması şeklinde görülen “Disosiyasyon” olduğu bilinir. Yakın zamandaki bir araştırma, kişilerarası düşünce kalıplarının OKB ve  Disosiyasyon belirtilerini ne ölçüde tetiklediğini inceledi.

Boysan ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada üniversite öğrencilerinden anksiyete, depresyon, kişilerarası sınırlılık şemaları, disosiyasyon ve OKB belirtilerine dair çeşitli bilgiler toplandı ve ölçümler yapıldı. Öğrencilerin sahip oldukları ilişkileri ve yaşam kaynaklarını ne ölçüde sınırlı, katı ve birbirine bağımlı olarak algıladıklarına bakıldı; bu düşünce kalıplarının OKB ve disosiyatif belirtileri etkileyip etkilemediği incelendi.

Araştırmada katılımcıların  sınırlılık şemaları, özellikle de kişilerarası sınırlılık inanışları arttıkça, disosiyasyon ve OKB belirtilerinin de arttığı görüldü. Yani ilişkilerinin sınırlı olduğuna inanan kişilerde özellikle OKB ve disosiyasyon gibi psikiyatrik belirtilerin yüksek olduğu gözlendi. Bunun yanında erkeklerde kompulsif (tekrarlayan) davranışların, kadınlarda da temizlik obsesyonlarının (düşüncelerinin) daha yüksek olduğu saptandı. Ayrıca depresyon ve anksiyete belirtilerindeki artışın disosiyasyondaki artışı tetiklediği görüldü. Araştırmada saptanan bir diğer sonuç ise OKB belirtileri ile bağımlılık algısı arasındaki ilişki oldu. Buna göre, yaşamda kişinin kendini gerçekleştirme olanaklarının sınırlı olmasının ötesinde bu olanakların birbirine bağımlı olduğuna duyulan inancın, kişinin obsesyonlarını kontrol etme ihtiyacını arttırdığı gözlendi.

Araştırmacılar, sınırlılık şemalarının sadece OKB ve disosiyatif belirtilerini değil, benzer niteliktek pek çok belirtiyi arttırabilen genel nitelikli inanışlar olduğunu vurguluyor.

 

Detaylar için kaynak

Boysan, M. ,Beşiroğlu, L. ve ark. (2010). Üniversite öğrencilerinde işlevsel olmayan kişilerarası şemaların obsesif kompulsif ve disosiyatif belirtilerle ilişkisi. Nöropsikiyatri Arşivi. 47: 9-14.