Kanser hastalığı yalnızca bireyin değil, aynı zamanda ailesinin de yaşamını köklü biçimde etkileyen zorlu bir süreçtir. Özellikle çocuklarda kanser tanısı, aile içinde en çok anneleri derinden sarsmakta ve annelerin bakım rolü daha da yoğunlaşmaktadır. Bu süreçte anneler sadece fiziksel bakım sunmakla kalmaz; aynı zamanda çocuğun duygusal ihtiyaçlarını da karşılamak zorunda kalırlar.
Annelerin yaşadığı zorluklar çok yönlüdür. Bir yandan çocuğun hastalığına bağlı yoğun stres, kaygı ve suçluluk duyguları yaşanırken, diğer yandan ekonomik sıkıntılar, sosyal izolasyon ve ev içi rollerin aksaması gibi problemler ortaya çıkar. Bu zorluklar annelerin tükenmişlik yaşamasına, depresif belirtiler göstermesine ve kendi sağlıklarını ihmal etmelerine neden olabilir.
Araştırmalar, annelerin destek sistemlerinden (aile, arkadaşlar, sağlık profesyonelleri, psikolojik danışmanlık) yeterince faydalanamaması durumunda, psikolojik risklerin arttığını göstermektedir. Bu nedenle, annelere yönelik psikososyal destek programları büyük önem taşır. Aynı zamanda sağlık kurumlarının aile merkezli yaklaşımları benimseyerek, annelerin yükünü hafifletmeye yönelik sistematik çözümler geliştirmesi gerekmektedir.
Toplumda annelerin yaşadığı bu görünmez yükü görünür kılmak, hem annelerin ruh sağlığını korumak hem de çocukların tedavi sürecini daha sağlıklı bir zemine oturtmak açısından hayati bir öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki, iyileşen sadece çocuk değil, aynı zamanda ailesidir. 1Girona, A. B., Ruiz, F., Martinez, M., Falcon, J. (2021) Psychological interventions for parents of children with cancer: A systematic review and meta-analysis. International Journal of Psychology and Psychological Therapy, 19-31.

